0
8.4K

Enerji!


Yıllarca bu kelimeyi kullandım. Çünkü anlatması kolaydı ve insanlar hemen anlıyordu. Sonra kendime şu soruyu sordum,

Gerçekten "enerji" dediğimiz şey ne?

Eğer köpek, konuşmadan, kıpırdamadan hatta gözlerini kapatsan bile seni okuyabiliyorsa buna enerji mi demeliyiz?

Aslında köpekler, insanların çoğunun farkına bile varmadığı yüzlerce küçük detayı aynı anda analiz ediyor.

Üstelik bunu bilinçli olarak değil, tamamen doğal bir şekilde yapıyorlar. Bir ortama girdiğimizde insanların yüzüne, kıyafetine ya da gözlerine bakarız. Köpekler ise bambaşka şeylere odaklanır. Yürüyüş hızın değişmiş mi? Adımların kararlı mı? Omuzların gergin mi? Nefesin yüzeysel mi? Ellerin nasıl? Sesindeki titreşimler...

Bizim önemsiz gördüğümüz bu ayrıntılar, köpekler için anlam taşıyan güçlü sinyaller.

Hiç dikkat ettin mi? Korktuğunda aslında sadece korkmazsın. Nefesin değişir, kalbin hızlanır, kasların gerilir, omuzların yükselir, adımların küçülür ve ses tonun değişir..

İnsanlar çoğu zaman buna "enerjim değişti" der. Oysa değişen enerji değil, vücudunun verdiği sinyaller. Köpekler de tam olarak bu sinyalleri okur.

Peki bilim bu konuda ne söylüyor? Son yıllarda yapılan araştırmalar, köpeklerin insanlardan gelen duygusal ipuçlarını olağanüstü bir doğrulukla değerlendirdiğini gösteriyor. Sadece yüz ifadelerine değil; beden duruşuna, hareketlere, ses tonuna ve davranışın bütününe bakıyorlar. Hatta bazı çalışmalar, köpeklerin yüz ifadelerinden çok beden duruşuna daha fazla önem verdiğini ortaya koyuyor. Bu yüzden bazen attığın tek bir adım bile köpeğin davranışını değiştirebilir. Çünkü köpek için beden, kelimelerden çok daha yüksek sesle konuşur.

En şaşırtıcı bölüm ise burası.

Bir insan stres yaşadığında yalnızca davranışları değişmez; vücudunun kokusu da değişir.

Bilim insanları stres altındaki insanların nefes ve ter örneklerini köpeklere sunduğunda, köpekler bu kokuları yüksek doğrulukla ayırt edebildi. Dahası, yalnızca kokuyu algılamakla kalmadılar; stres kokusuna maruz kalan köpekler daha temkinli, daha kararsız ve daha kötümser seçimler yapmaya başladı. Belki de yıllardır "Köpeğim moralimin bozuk olduğunu anlıyor." dediğimiz şeyin önemli bir kısmı tam olarak bununla açıklanıyor.

Yani sadece bizim stresimizi fark etmiyorlar, bundan etkileniyorlar.

İşte bu yüzden iyi eğitmenler önce köpeği değil, insanı okumayı öğrenir. Yıllar içinde şunu fark ettim: Bir köpeği anlamaya çalışırken yalnızca köpeğe bakarsan hikâyeyi kaçırırsın. Çünkü tasmanın diğer ucunda, köpeğin davranışını her gün etkileyen insanlar var. Köpek çoğu zaman sahibinin fark etmediği sabırsızlığını, kararsızlığını, kaygısını, öfkesini ve hatta özgüvensizliğini görür. Bu nedenle çalışmalarımda değişime çoğu zaman köpekten değil, insandan başlarım. Çünkü insan değiştiğinde, köpeğin de değişmeye başladığını defalarca gördüm. Bu bir tesadüf değil.

Unutma! Köpeğin her gün aynı kitabı yeniden okuyor.

Ve o kitabın adı sensin...

✍️ Koray – Köpek Davranış Uzmanı

koray 22 hours ago
admin #blog
Aynı şarkıya takılanlar manifestosu...

Aynı şarkıya takılanlar manifestosu...

defaultuser.png
tini
1 year ago
Sana dürüsüt olacağım...

Sana dürüsüt olacağım...

1744558131.jpg
koray
1 year ago
Korku, tanımadıkla başlar...

Korku, tanımadıkla başlar...

1744558131.jpg
koray
1 year ago
Çöpteki dürüm | Çomar’dan sokak tadım notları

Çöpteki dürüm | Çomar’dan sokak tadım notları

1743657319.png
Çomar
1 year ago
Bir zincirin gölgesinden: Lilly’nin hikâyesi

Bir zincirin gölgesinden: Lilly’nin hikâyesi

defaultuser.png
lilly
1 year ago