
Bir zincirin gölgesinden: Lilly’nin hikâyesi
859 görüntülenme
Eski sitedeki gerçek sayaç · 2026-09-23
Okumaya başla ↓
Tam boy görüntüle ↗Doğduğumda, boynuma pembe bir kurdele bağladılar. "Ne tatlı şey" dediler. Tatlı olmam beklendi, uysal kalmam istendi. Ama kimse bana, neden hep başımı eğmem gerektiğini anlatmadı. Tasma takılınca “koruma altına alındım”, zincir vurulunca “güvendeyim” sandılar.
Oysa özgürlük; yürüyebilmek değil, yönünü seçebilmektir.
Ben yürümeyi değil, irademi özledim. Kendi sesimle havladığımda “dikbaşlı” oldum.
Kendi kararlarımı verdiğimde “zor”, kuyruğumu salladığımda, “cilveli” dediler. Beni yalnızca sevmek isteyenler, söz hakkımı duyunca sırtını döndü. Çünkü onların sevgi dediği şey, kontrolün cilalı hâliydi.
Bir gün aynaya baktım. Gördüğüm şey bir kurban değildi. Gözümdeki parıltı hâlâ oradaydı. Çünkü ben kırılmadım... Sadece şekil değiştirdim. Artık konuşuyorum. Çünkü sessiz kaldıkça zincir daha da kısalıyor. Şimdi sadece kendim için havlıyorum. Ve her dişiye, her zincire doğmuş kalbe fısıldıyorum:
Eğer tasma bile özgürlük sayılıyorsa, onların medeniyeti hâlâ kemik peşinde.
– Lilly
Kadın Hakları Savunucusu
patinot.com
Sözü sana bırakalım.
Üyelik gerekmez. Yorumlar kontrol edildikten sonra görünür.

